İşsizlik sigortası; bir işyerinde çalışırken, çalışma istek,
yetenek, sağlık ve yeterliliğinde olmasına rağmen, kendi istek ve
kusuru dışında işini kaybedenlere, uğradıkları gelir kayıplarını
kısmen de olsa karşılayarak kendilerinin ve aile fertlerinin zor
duruma düşmelerini önleyen, sigortacılık tekniği ile faaliyet
gösteren, Devlet tarafından kurulan zorunlu bir sigorta koludur.
KİMLER İŞSİZLİK SİGORTASI KAPSAMINDADIR?
İşsizlik sigortası aşağıda sayılan çalışma gruplarını
kapsamaktadır.
506 sayılı Sosyal Sigortalar
Kanununun 2 nci maddesine göre bir hizmet akdine dayanarak bir
veya birkaç işveren tarafından çalıştırılan sigortalılar,
506 sayılı Kanunun geçici 20
nci maddesi kapsamına girip de memur ve sözleşmeli statüde
olmayanlar,
Mütekabiliyet esasına dayalı
olarak yapılan anlaşmalara göre Türkiye’de sigortalı olarak
çalışan yabancılar,
4081 sayılı Çiftçi Mallarının
Korunması Hakkındaki Kanun’a göre çalıştırılan koruma bekçileri,
Ücretli ve sürekli olarak ev
hizmetlerinde çalışanlar,
Kamu sektörüne ait tarım ve
orman işlerinde ücretle çalışanlar,
Özel sektöre ait tarım ve
orman işlerinde ücretle ve sürekli olarak çalışanlar,
Tarım sanatlarına ait işlerde
çalışanlar,
Tarım işyerlerinde yapılan ve
tarım işlerinden sayılmayan işlerde çalışanlar,
Tarım işyeri sayılmayan
işyerlerinin park, bahçe, fidanlık vb. işlerinde çalışanlar,
KİMLER İŞSİZLİK SİGORTASI KAPSAMI DIŞINDADIR?
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun, 3 üncü maddesinde
belirtilen sigortalı sayılmayanlar,
-Tarım işlerinde çalışanlar (Kamu sektörüne ait tarım ve orman
işlerinde ücretle, özel sektöre ait tarım ve orman işlerinde
ücretle ve sürekli olarak, tarım sanatlarına ait işlerde, tarım
işyerlerinde yapılan ve tarım işlerinden sayılmayan işlerde, tarım
işyeri sayılmayan işyerlerinin park, bahçe, fidanlık vb. işlerinde
çalışanlar hariç)
-İşverenin ücretsiz çalışan eşi,
-Aynı konutta birlikte yaşayan ve üçüncü dereceye kadar (üçüncü
derece dahil) olan hısımlar arasında ve aralarında dışarıdan
başka kimse katılmayarak konut içinde yapılan işlerde çalışanlar,
-Ev hizmetlerinde çalışanlar (ücretle ve sürekli olarak çalışanlar
hariç)
-Askerlik hizmetlerini yapmakta olanlar,
-Ülkelerinde sigortalı olan yabancılar,
-Meslek okullarında pratik eğitim yapan öğrenciler,
-Cezaevlerindeki atölyelerde çalışan mahkumlar,
-Rehabilitasyon tedbirlerine katılan hastalar,
-Herhangi bir işverene bağlı olmaksızın kendi nam ve hesabına
çalışanlar,
-Köy sınırları içersinde kendi ihtiyaçları için yapılan inşaat
işlerinde çalışanlar,
Herhangi bir sosyal güvenlik
kuruluşundan yaşlılık aylığı alıp da sosyal güvenlik destek primi
ödeyerek ya da ödemeksizin çalışanlar,
506 sayılı Kanunun 85 inci
maddesine göre isteğe bağlı sigortalılar,
506 sayılı Kanunun 86 ncı
maddesine göre topluluk sigortasına tabi sigortalılar,
506 sayılı Kanunun Geçici 20
nci maddesi kapsamında olmakla birlikte memur statüsünde
çalışanlar,
506 sayılı Kanunun Ek-10 uncu
maddesine göre, bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılan
film, tiyatro, sahne, gösteri, ses ve saz sanatçıları, müzik,
resim, heykel, dekoratif ve benzeri diğer uğraşları içine alan
bütün güzel sanat kollarında çalışanlar, düşünür ve yazarlar,
506 sayılı Kanunun Ek-13 üncü
maddesine göre, 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununda belirtilen
genel kadınlar,
2925 sayılı Tarım İşçileri
Sosyal Sigortalar Kanununun 2 nci maddesinde belirtilen isteğe
bağlı sigortalılar,
657 sayılı Devlet Memurları
Kanununa göre sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar,
926 sayılı Türk Silahlı
Kuvvetleri Personel Kanununa göre sözleşmeli personel statüsünde
çalışanlar,
3269 sayılı Uzman Erbaş
Kanununa göre sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar,
3466 sayılı Uzman Jandarma
Kanununa göre sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar,
2802 sayılı Hakimler ve
Savcılar Kanununa göre sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar,
2547 sayılı Yüksek Öğretim
Kanununa göre sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar,
2914 sayılı Yüksek Öğretim
Personel Kanununa göre sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar,
233 ve 399 sayılı Kanun
Hükmünde Kararnameler ile 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye
tabi kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilat kanunlarındaki
hükümlere göre sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar,
657 sayılı Devlet Memurları
Kanununa göre geçici personel statüsünde çalıştırılanlar,
5590 sayılı “Ticaret ve
Sanayi Odaları, Ticaret Odaları, Sanayi Odaları, Deniz Ticaret
Odaları, Ticaret Borsaları, Türkiye Ticaret Sanayi Deniz Ticaret
Odaları ve Ticaret Borsaları Birliği” Kanunu kapsamında çalışan
sözleşmeli ve geçici personel ile hizmetliler.
AHLAK VE İYİ NİYET KURALLARINA UYMAYAN HALLERİ NEDENİYLE HİZMET
AKİTLERİ FESHEDİLENLER, İŞSİZLİK ÖDENEĞİ ALABİLECEKLER MİDİR?
İşyerinde üretimin ve verimliliğin olumsuz etkilenmemesi ve
işçinin çalışırken gerekli hassasiyeti göstermesi için, işçinin
ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller nedeniyle işini
kaybetmesi hali işsizlik ödeneği ödenecek haller arasında
sayılmamıştır.
4857
sayılı İş Kanununun 25/II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan
haller ve benzerleri:
1. İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı
noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde
bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek,
yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek
işçinin işvereni yanıltması.
2. İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin
şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda
bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız
ihbar ve isnadlarda bulunması.
3. İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde
bulunması.
4. İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine
yahut işverenin başka işçisine sataşması veya 84 üncü maddeye
aykırı hareket etmesi.
5. İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık
yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve
bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması.
6. İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle
cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi.
7. İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe
dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa
herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç
işgünü işine devam etmemesi.
8. İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine
hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi.
9. İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin
güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı
olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka
eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek
derecede hasara ve kayba uğratması.
Diğer taraftan, işverenin
ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışı dolayısıyla
işçinin hizmet akdini feshetmesi halinde ise, işçiye işsizlik
ödeneği alma hakkı verilmektedir.
4857 sayılı İş Kanununun 24/II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına
uymayan haller ve benzerleri:
1. İşveren iş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin
esaslı noktalarından biri hakkında yanlış vasıflar veya şartlar
göstermek yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler vermek veya sözler
söylemek suretiyle işçiyi yanıltırsa.
2. İşveren işçinin veya ailesi üyelerinden birinin şeref ve
namusuna dokunacak şekilde sözler söyler, davranışlarda bulunursa
veya işçiye cinsel tacizde bulunursa.
3. İşveren işçiye veya ailesi üyelerinden birine karşı
sataşmada bulunur veya gözdağı verirse, yahut işçiyi veya ailesi
üyelerinden birini kanuna karşı davranışa özendirir, kışkırtır,
sürükler, yahut işçiye ve ailesi üyelerinden birine karşı hapsi
gerektiren bir suç işlerse yahut işçi hakkında şeref ve haysiyet
kırıcı asılsız ağır isnad veya ithamlarda bulunursa.
4. İşçinin diğer bir işçi veya üçüncü kişiler tarafından
işyerinde cinsel tacize uğraması ve bu durumu işverene
bildirmesine rağmen gerekli önlemler alınmazsa.
5. İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya
sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse,
6. Ücretin parça başına
veya iş tutarı üzerinden ödenmesi kararlaştırılıp da işveren
tarafından işçiye yapabileceği sayı ve tutardan az iş verildiği
hallerde, aradaki ücret farkı zaman esasına göre ödenerek işçinin
eksik aldığı ücret karşılanmazsa, yahut çalışma şartları
uygulanmazsa.
HANGİ DURUMLARDA İŞSİZLİK ÖDENEĞİNDEN YARARLANILIR?
Hizmet akdinin feshinden önceki
120 günü sürekli olmak üzere, son üç yıl içinde en az 600 gün süre
ile prim ödemiş olup da kendi istek ve kusurları dışında işsiz
kalanlardan;
Hizmet akitleri, ihbar
önellerine uygun olarak işveren tarafından feshedilenler,
Hizmet akitleri, sağlık
sebepleri, işverenin kanunda belirtilen ahlak ve iyi niyet
kurallarına uymayan davranışları ve işçinin çalıştığı işyerinde
bir haftadan fazla süre ile işin durmasını gerektirecek zorlayıcı
sebepler nedeniyle bizzat kendileri tarafından feshedilen
sigortalı işçiler,
Sağlık sebepleri veya
işyerinde işçiyi bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan
bir zorlayıcı sebebin ortaya çıkması halinde işveren tarafından
hizmet akdi feshedilenler,
Belirli süreli hizmet akdi
ile çalışmakta olup da sürenin bitiminde işsiz kalanlar,
İşyerinin el değiştirmesi
veya başkasına geçmesi, kapanması veya kapatılması, işin veya
işyerinin niteliğinin değişmesi nedenleriyle işten çıkarılmış
olanlar,
Özelleştirme nedeniyle hizmet
akdi sona erenler,
işsizlik ödeneğine hak kazanırlar.
İşsizlik ödeneğine hak kazananların, bu ödenekten faydalanmak
üzere İşten Ayrılma Bildirgesi ile birlikte hizmet akdinin
feshedildiği tarihi izleyen günden itibaren 30 gün içinde,
İŞKUR’un en yakın ünitesine başvurmaları gerekmektedir.
İŞVEREN, İŞTEN AYRILMA BİLDİRGESİNİ HANGİ SÜRE İÇİNDE, NEREYE
VERECEKTİR?
İşveren, hizmet akdinin Kanunda öngörülen hallerden birisine
dayalı olarak feshedilmesi durumunda, hizmet akdinin fesih
tarihini takip eden günden başlayarak 15 gün içinde üç nüsha İşten
Ayrılma Bildirgesini düzenleyerek, bir nüshasını Türkiye İş
Kurumuna göndermek, bir nüshasını hizmet akdi feshedilene vermek
ve bir nüshasını da işyerinde saklamakla yükümlüdür.
HANGİ HALLERDE İŞSİZLİK
ÖDENEĞİNDEN YARARLANMAK MÜMKÜN DEĞİLDİR?
Aşağıda belirtilen koşullarda, işsizlik ödeneğine hak
kazanılamaz;
Son 120 günü sürekli olmak
üzere, işsiz kalmadan önceki son üç yıl içinde 600 gün süre ile
prim ödememiş olanlar,
Hizmet akitlerini kendi istek
ve iradeleri ile feshedenler,
Herhangi bir sosyal güvenlik
kuruluşundan yaşlılık aylığı alanlar,
Hizmet akitleri grev, lokavt
veya kanundan doğan ödevler nedeniyle askıya alınmış olanlar,
Ahlak ve iyi niyet
kurallarına uymayan halleri nedeniyle hizmet akitleri işverenler
tarafından feshedilmiş bulunanlar.
İŞSİZLİK ÖDENEĞİ NE ŞEKİLDE HESAPLANACAK VE NASIL ÖDENECEKTİR?
Günlük işsizlik ödeneği,
sigortalının son dört aylık prime esas kazançları dikkate alınarak
bulunacak günlük ortalama net kazancının yüzde ellisi olarak
hesaplanmaktadır.
Bu şekilde günlük olarak
hesaplanan işsizlik ödeneği aylık olarak, her ayın sonunda
ödenmektedir.
Kanun gereğince, işsizlik
ödeneği miktarının asgari ücretin netini geçmesi mümkün değildir.
İşsizlik
ödeneği, aylık olarak işsiz adına açılacak banka hesabına havale
edilmektedir.
NE KADAR SÜRE İLE İŞSİZLİK ÖDENEĞİ ÖDENECEKTİR?
İşsizlik ödeneği alabilmek için dört temel koşul
öngörülmüştür.
1- Hizmet akdinin sona erdiği tarihten önceki son 3 yıl
içinde en az 600 gün sigortalı olarak prim ödenmiş olması,
2- İş akdinin feshedildiği tarihten geriye doğru
sürekli 120 gün prim ödenmiş olması,
3- Hizmet akdinin, İşsizlik Sigortası Kanununun 51’inci
maddesinde sayılan hallerden birisine dayalı olarak sona ermiş
olması,
4- Sigortalı işsizin, İşten Ayrılma Bildirgesini işten
ayrıldığı tarihten itibaren 30 gün içinde İŞKUR’un ilgili
ünitesine doğrudan başvurarak vermesi.
Yukarıda öngörülen şartları taşıyanlardan;
600 gün prim ödemiş olanlara
180 gün,
900 gün prim ödemiş olanlara
240 gün,
1080 gün ve daha fazla prim
ödemiş olanlara 300 gün,
süre ile işsizlik ödeneği ödenecektir.
Sigortalı işsizler, işsizlik
ödeneğinden yararlanma süresini doldurmadan tekrar işe girer ve
işsizlik ödeneğinden yararlanmak için Kanunun öngördüğü şartları
yerine getiremeden yeniden işsiz kalırlarsa, daha önce hak
ettikleri sürelerini dolduruncaya kadar bu haktan yararlanmaya
devam edeceklerdir.
İşsizlik ödeneğinden yararlanmak için Kanunun öngördüğü şartları
yerine getirmek suretiyle yeniden işsiz kalırlarsa, sadece bu yeni
hak sahipliğinden doğan süre kadar işsizlik ödeneği alacaklardır.
İŞSİZLİK ÖDENEĞİ HANGİ HALLERDE KESİLECEKTİR?
İşsizlik ödeneği;
Kurum tarafından mesleklerine
uygun ve son çalıştıkları işin ücret ve çalışma koşullarına yakın
ve ikamet edilen yerin belediye mücavir alanı sınırları içinde
teklif edilen bir işin haklı bir neden olmaksızın reddedilmesi,
İşsizlik ödeneği alırken
gelir getirici bir işte çalışıldığının tespit edilmesi,
hallerinde kesilir ve kalan
işsizlik ödeneği hak sahipliği kaybedilir.
Haklı bir neden olmadan,
Kurum tarafından önerilen bir meslek eğitim tedbirine iştirak
edilmemesi veya tedbirin yarıda bırakılması ya da Kurumun
çağrılarına zamanında icabet edilmemesi hallerinde işsizlik
ödeneği kesilir. Ancak, bu hallerin sona ermesi durumunda,
ödemelere yeniden başlanır. Şu kadar ki, bu suretle yapılacak
ödemenin süresi başlangıçta belirlenmiş olan toplam hak sahipliği
süresinin sona erdiği tarihi geçemez.
Muvazzaf askerlik
dışında herhangi bir nedenle silah altına alınanlarla hastalık ve
analık nedeniyle geçici iş göremezlik ödeneği almaya hak
kazananların ödenekleri bu durumlarının devamı süresince
durdurulur.
İŞSİZLİK ÖDENEĞİNDEN HERHANGİ BİR KESİNTİ YAPILACAK MIDIR?
İşsizlik ödeneği, damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve
kesintiye tabi tutulmayacak, nafaka borçları dışında haciz veya
başkasına devir ve temlik edilemeyecektir.
YERSİZ YAPILDIĞI ANLAŞILAN ÖDEMELER İŞSİZLERDEN GERİ ALINACAK
MIDIR?
Sigortalı işsizin kusurundan kaynaklanan fazla ödemeler yasal
faizi ile birlikte tahsil edilecektir.
İSTİRAHATLİ KILINAN SİGORTALILARA BU SÜRE İÇİNDE İŞSİZLİK
ÖDENEĞİ ÖDENECEK MİDİR?
İşsizlik ödeneği alırken hastalanan ve istirahatlı kılınan
sigortalının işsizlik ödeneği kesilecektir. Bu durum, işsizlik
ödeneği alırken işsizin her an iş almaya hazır olması
gerekliliğinin doğal bir sonucudur.
GEÇİCİ İŞGÖREMEZLİK ÖDENEĞİ ÖDENİRKEN HERHANGİ BİR ŞEKİLDE PRİM
YATIRILACAK MIDIR?
İşsizlik ödeneği alırken geçici iş göremezlik ödeneği alan
sigortalı işsiz için hastalık ve analık sigortası primleri
ödenmeyecektir.
İŞSİZLİK ÖDENEĞİ
ÖDENİRKEN GEÇEN SÜRE HİZMETTEN SAYILACAK MIDIR?
İşsizlik ödeneği ödenirken geçen süre, söz konusu dönemde
ilgililer adına sadece hastalık ve analık sigortası primleri
yatırıldığı için, emeklilik yönünden hizmetten sayılmayacaktır.
AYNI ANDA HEM İŞ KAYBI
TAZMİNATINDAN HEM DE İŞSİZLİK ÖDENEĞİNDEN
YARARLANMAK MÜMKÜN MÜDÜR?
İş kaybı tazminatı ile
işsizlik ödeneğini birlikte almaya hak kazananlara öncelikle iş
kaybı tazminatı ödenecektir.
İş kaybı tazminatı almak
üzere yapılan başvurular aynı zamanda işsizlik ödeneği talep
başvurusu yerine de geçecektir.
İş kaybı tazminatı ödeme
süresi bittiği halde bir işe yerleştirilemeyenlere, iş kaybı
tazminatı alınan süreler mahsup edilmek şartıyla kalan süre için
işsizlik ödeneği ödenecektir.
İŞSİZLİK SİGORTASI İLE İLGİLİ İŞLEMLERE KARŞI İTİRAZLAR
NERELERE YAPILACAKTIR?
İşsizlik sigortasının
uygulanmasına ilişkin olarak primlerin ve cezaların toplanması ve
İşsizlik Sigortası Fonuna aktarılmasından SSK; diğer her türlü
işlemlerin yapılmasından da Türkiye İş Kurumu yetkili, görevli ve
sorumlu tutulmuşlardır.
SSK’na verilen görevlerle
ilgili itirazlar bu kuruma yapılacak ve 506 sayılı Sosyal
Sigortalar Kanununun ilgili madde hükümlerine göre
sonuçlandırılacaktır.
Türkiye İş Kurumu tarafından yürütülen işlemlere karşı itirazlarda
bu Kuruma yapılacaktır. Bu itirazların tebliğ tarihinden itibaren
15 gün içinde yapılması ve yapılan itirazların da Kurum tarafından
30 gün içinde sonuçlandırılması gerekmektedir. Yapılan itirazlar,
itiraz konusu işlemlerin uygulanmasını durdurmayacaktır. İtiraz
yoluna başvurulmuş olması ilgililerin yargı yoluna başvurma
haklarını ortadan kaldırmaz.
İŞSİZLİK SİGORTASI KANUNUNDA HANGİ İDARİ PARA CEZALARI
ÖNGÖRÜLMÜŞTÜR?
İşsizlik sigortasına ilişkin yükümlülükleri nedeniyle,
sigortalıların ücretlerinden indirim veya kesinti yapan
işverenlere, her bir sigortalı için asgari ücret tutarında idari
para cezası öngörülmüştür.
İşten Ayrılma Bildirgesini Türkiye İş Kurumu’na süresi içinde
vermeyen işverenlere her bir fiili için ayrı ayrı olmak üzere
asgari ücretin iki katı tutarında idari para cezası
uygulanacaktır.
CEZALARA KARŞI NASIL İTİRAZ EDİLECEKTİR?
İdari para cezaları tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde
Türkiye İş Kurumuna ödenecek veya aynı süre içinde Kurumun ilgili
ünitesine itiraz edilebilecektir. İtiraz takibi durdurur. Kurumca
itirazı reddedilenler, kararın kendilerine tebliğ tarihinden
itibaren 7 gün içinde yetkili sulh ceza mahkemesine itiraz
edebileceklerdir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir.
Mahkemeye başvurulması cezanın takip ve tahsilini durdurmaz.
İŞSİZLİK SİGORTASI FONU’NUN GELİRLERİ NELERDİR?
İşsizlik sigortası
primlerinden,
Bu primlerin
değerlendirilmesinden elde edilen kazanç ve iratlardan,
Fon’un açık vermesi halinde
Devletçe sağlanacak katkılardan,
Bu Kanun gereğince sigortalı
ve işverenlerden alınacak ceza, gecikme zammı ve faizlerden,
Diğer gelir ve kazançlar ile
bağışlardan,
oluşmaktadır.
İŞSİZLİK SİGORTASI FONU’NUN GİDERLERİ NELERDİR?
Sigortalı işsizlere verilen ödeneklerden,
Hastalık ve analık sigortası primlerinden,
Meslek geliştirme, edindirme ve yetiştirme eğitimi giderlerinden,
İşsizlik sigortası hizmetlerinin yerine getirilebilmesi için
Yönetim Kurulunun onayı üzerine Kurum tarafından yapılan giderler
ile hizmet binası kiralanması, hizmet satın alınması, bilgisayar,
bilgisayar yazılım ve donanımı alım giderlerinden,
İŞSİZLİK SİGORTASI FONU’NU KİM YÖNETECEKTİR?
İşsizlik Sigortası Fonu, Kurum Yönetim Kurulu kararları
çerçevesinde Türkiye İş Kurumu tarafından işletilir ve yönetilir.
İŞSİZLİK SİGORTASI FONU’NUN DENETİMİ NASIL YAPILACAKTIR?
Fon, Sayıştayın vize
ve tesciline tabi değildir. Sayıştay tarafından denetlenir.
Ayrıca, Fon hesapları her üç ayda bir yeminli mali müşavirlere
denetlettirilecek ve sonuçları kamuoyunun bilgisine sunulacaktır.
İŞKUR
ve SSK müfettişleri de kurumlarına verilen görevler dolayısıyla
teftiş, kontrol ve denetleme yetkisine sahiptirler.
İŞSİZLİK SİGORTASININ POTANSİYEL FAYDALARI NELERDİR?
İşsizlik sigortası, ekonomik büyümenin yanı sıra sosyal
gelişmenin sağlanması ve gelirin toplumda adil ve dengeli bir
biçimde paylaştırılmasını amaçladığı için sosyal devlet olma
ilkesinin bir gereğidir.
Ülkeler, işsizliğin sonuçlarını giderici, geçici gelir
kayıplarını tazmin edici politikalar uygulamak zorundadırlar. Bu
politikaların temel araçlarından birisi de işsizlik sigortasıdır.
İşsizlik sigortası aşağıdaki potansiyel faydaları
sağlayabilmektedir.
1- İşsiz kalınan süre içinde; sigortalı işsizlerin gelir kaybı
bir ölçüde işsizlik ödeneği ile karşılandığından, sigortalı
işsizler niteliklerine daha uygun işler arayacaklardır. Bu işgücü
verimliliğini olumlu yönde etkileyecektir. Ayrıca, işsizlerde ve
aile fertlerinde gelir kaybı nedeniyle oluşabilecek olumsuzluklar
bir ölçüde önlenecektir.
2- İşsizlik sigortası sağladığı gelir güvencesiyle,
işsizlerin alım güçlerini belli ölçüde koruduğundan toplam talep
üzerinde olumlu etki yapacaktır.
3- İşsizlik ödeneğine hak kazanabilmek için sigortalı
çalışanlar ahlak ve iyi niyet kurallarına daha fazla sadakat
göstermek zorunda kalacaklarından verimlilik artacak ve işgücü
devri azalacaktır.
4- İşsizlik sigortası kapsamında verilecek olan eğitimler ile
sigortalı işsizlerin nitelikleri artırılacaktır.
5- Kayıt dışı istihdamın kayda alınmasında etkili olacaktır.
6- İşgücü piyasasına yönelik (iş-çalışan-işyeri) veri tabanı
oluşturulmasına olanak sağlayıp, doğru kişinin doğru işe
yerleştirilmesi sağlanacak ve böylelikle verimlilik ve
çalışanların mutluluğu artacaktır.
7- Kaynakların, üretken
alanlarda, istihdam artışı sağlayan ve bölgelerarası dengesizliği
giderici yatırımlara yönlendirilmesinde İşsizlik Sigortası Fonu da
katkı sağlayacaktır.
KİMLER, İŞSİZLİK SİGORTASINA PRİM ÖDEYECEKTİR?
DEVLET SİSTEME KATKIDA BULUNACAK MIDIR?
İşsizlik sigortası zorunlu olup, 506 sayılı Sosyal Sigortalar
Kanunun 77 nci ve 78 inci maddelerinde belirtilen prime esas aylık
brüt kazançlar üzerinden; Sigortalı
% 2, Devlet %2,
İşveren % 3 oranında prim ödemekteydi. Ancak 2004 Mali Yılı Bütçe
Kanunuyla bu oranlar düşürülmüş olup 2004 yılı için aylık brüt
kazançlar üzerinden;
Sigortalı % 1,
İşveren % 2,
Devlet %1
oranında prim ödeyecektir.
Bir başka deyişle, işsizlik sigortası prim ödemelerinde; sadece
işçi ve işveren değil, Devlet de bu sisteme her bir sigortalı için
katkıda bulunacaktır. Ayrıca, İşsizlik Sigortası Fonu’nun olası
açıkları da Devlet tarafından karşılanacaktır.
PRİMLER FON’A HANGİ SÜRELER İÇİNDE AKTARILACAKTIR?
Sosyal
Sigortalar Kurumu (SSK), bir ay içinde tahsil ettiği prim, gecikme
zammı, faiz ve cezaları, ayrı ayrı göstermek suretiyle tahsil
edildiği ayı izleyen ayın 15’ine kadar İşsizlik Sigortası Fonu’na
aktarılmaktadır.
Devlet
payı ise, Türkiye İş Kurumunca (İŞKUR), her ay SSK tarafından
Fon’a aktarılan miktarın beşte ikisi oranında talep
edilmekteyken, 2004 Mali Yılı
Bütçe Kanunuyla işsizlik prim oranları 1’er puan düşürülmüş
olduğundan 2004 yılı için üçte biri oranında hesaplanarak
Hazine Müsteşarlığından talep edilmektedir.
Talep edilen meblağ, Hazine Müsteşarlığı tarafından talep
tarihini izleyen 15 gün içinde Fon’a aktarılmaktadır.
İŞSİZLİK SİGORTASINA ÖDENEN PRİMLERİN İADESİ MÜMKÜN MÜDÜR?
İşçinin sigortalılık durumunun herhangi bir nedenle sona
ermesi durumunda; o ana kadar, işçiden ve işverenden kesilmiş
bulunan işsizlik sigortası primleri ile Devlet katkı payı iade
edilmeyecektir. Bu durum, sigortacılık ilkelerinin bir gereğidir.
SİGORTALI İŞSİZLERE HANGİ HİZMETLER SUNULACAKTIR?
İşsizlik ödeneğine hak kazanan sigortalı işsizlere aşağıda
belirtilen hizmetler sunulacaktır;
İşsizlik
ödeneği ödenecektir. Bu ödenek, sigortalı işsizin çalışmış olduğu
süre ile doğrudan ilişkilidir. Sigortalı işsizler prim ödeme
sürelerine göre; en az 180, en fazla 300 gün süre ile işsizlik
ödeneği alabileceklerdir.
İşsizlerin ödenek aldıkları
süre içinde; hastalık ve analık sigortası primleri, Sosyal
Sigortalar Kurumu’na ve ilgili sandıklara yatırılacaktır.
Dolayısıyla; sigortalı işsizler ve geçindirmekle yükümlü oldukları
aile fertleri, hastalanmaları halinde sağlık hizmetlerinden
yararlanacaklardır.
İşsizlik ödeneği alan
sigortalı işsizlere, işgücü piyasası ve mesleki eğitim alanında
danışmanlık hizmeti verilecektir.
Meslek geliştirme, edindirme
ve yetiştirme eğitimi verilecektir.
İşsizlik ödeneği alan
sigortalı işsizlere, yeni bir iş bulmalarında yardımcı
olunacaktır.